Kurtuluş Savaşı’mızın en uzun ve kanlı savaşları bu cephede yaşandı. Batı cephesinde savaş, Yunanlılar’ın İzmir’i işgali ile başladı (15 Mayıs 1919). Asıl amaçları .Sevr Antlaşması’nı bize kabul ettirmek İtilâf devletleri, Yunanlılar’ı desteklediler. Yurdumuza giren Yunanlılar’ı; I. İnönü, II. İnönü, Başkomutanlık Meydan Savaşı, Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Savaşı’nda yenerek denize döktük.
I. İNÖNÜ SAVAŞI (6-10 Ocak 1921)
Sevr Anlaşması nı Türk milletine ancak zorla kabul ettirebileceklerini anlayan İtilaf devletleri, Yunan kuvvetlerini tekrar saldırıya geçirdiler. Batı Cephesindeki Türk Ordusunun hemen hemen bütünüyle Kütahya-Gediz bölgesinde asi Ethemin kuvvetlerini yok etmekle meşgul olmasından yararlanan Yunanlılar, 6 Ocak 1921de Uşak üzerinden Afyon-Eskişehir yönünde, Bursa üzerinden de İnönü yönünde ilerlemeye başladılar. Batı Cephesi komutanlığına getirilen Albay İsmet İnönü Yunan kuvvetlerinin büyük bir kısmını İnönü mevzilerinde karşıladı. Üç gün süren (9-11 Ocak) çetin savaşlar sonunda Yunan kuvvetleri çekilmek zorunda kaldılar.
İtilaf devletleri bu Yunan yenilgisi üzerine Sevr antlaşmasını Ankara hükümetine bir kere daha uzlaşma yoluyla kabul ettirmeyi denemek istediler. İngiliz Başbakanı Llody George, Osmanlı delegeleriyle birlikte Ankara hükümetinin temsilcilerini de Londraya çağırdı. Ankara hükümetini Dışişleri Bakanı Bekir Sami Bey in temsil ettiği Londra Konferansı onüç gün sürdü (27 Şubat-12 Mart 1921), fakat İngilizler umduklarını elde edemediler. Düzenli ordunun batı cephesindeki ilk zaferidir.
Bu savaşın sonunda;
12 Mart 1921 İstiklal Marşı’mız kabul edildi.
İsmet Paşa generalliğe yükseldi.
20 Ocak 1921 Anayasası ilan edildi.
Türk milletinin TBMM’ye ve düzenli orduya olan güveni arttı.
Mustafa Kemal ve İsmet İnönü tören birliğini denetlerken
II. İNÖNÜ SAVAŞI(1 Nisan 1921)
İşgal kuvvetleri diploması yollarıyla başarı elde edemeyince tekrar silaha başvurdular: Yunan kuvvetleri 23 Mart ta tekrar saldırıya geçtiler. İnönü mevzilerinde 2. defa yapılan İkinci İnönü Savaşı yine Yunanlıların yenilgisiyle sonuçlandı (1 Nisan 1921). Bu arada Ankara hükümeti S.S.C.B. ile T.B.M.M. nin açıldığı günden beri sürdürdüğü dostça ilişkilerin bir sonucu olan Moskova Antlaşması nı imzalamış ve diplomatik alanda daha güçlü bir duruma gelmişti (16 Mart 1921). Buna karşılık büyük ümitlerle Anadolu ya çıkan Yunan kuvvetlerinin henüz kuruluş durumundaki Türk Ordusu karşısında başarı gösterememesi Yunanistan da hoşnutsuzluğa ve siyasal buhrana yol açmıştı. Anadolu daki Yunan kuvvetleri başkomutanı general Papulas da hükümetine verdiği raporda henüz kurtuluş durumunda olan Türk Ordusu kuvvetlenmeden saldırmak gerektiğini söylüyor, bunun için büyük destek birlikleri istiyordu. Nihayet 10 Temmuz 1921 de yeniden büyük bir saldırıya geçtiler. Bu kez İnönü mevzilerinde zayıf birlikler bırakmışlar, onbir tümenle Türk cephesini sol kanadından çevirme taktiğine başvurmuşlardı.
Yunanlıların üstün kuvvetlerle yaptıkları bu çevirme hareketi karşısında Türk Batı Cephesi komutanlığı savunma ve oyalama savaşları vererek cephe hattını geri çekme kararı almıştı. 18 Temmuz da Batı Cephesi karargahına gelen Mustafa Kemal Paşa batı cephesi komutanlığına ordusunu önce Eskişehir in kuzey ve güneyinde toplaması, sonra düşmanla araya büyük bir mesafe koyarak Sakarya nın doğusuna kadar çekilmesini emrini verdi. Bu suretle Sakarya hattına kadar bütün Batı Anadolu Yunan işgali altına girmiş olacaktı. Bunun, yurtta ve mecliste büyük hoşnutsuzluk yaratacağı şüphesizdi. Fakat Mustafa Kemal Paşa, askerliğin gereğini tereddütsüz yapmak kararında idi.
ESKİŞEHİR KÜTAHYA SAVAŞLARI
İnönü Savaşlarıyla Türk ordusunun taarruz gücüne sahip olmadığını anlayan Yunanlılar ülkelerinde ilan ettikleri genel seferberlik ve İngiltere’den aldıkları destekle Sevr antlaşması’nda yürürlüğe konmak için Eskişehir-Kütahya Savaşlarını çıkardılar. Yunan kuvvetleri karşısında Türk ordusunu başarı
Etiketler: Atatürkçülük ve İnkılap Dersi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder